news

30 Ağustos 2007 Perşembe

US: Abercrombie & Fitch eyeing Hollister expansion

Teen apparel retailer Abercrombie & Fitch is opening its first Hollister Co store in New York City in spring 2009, as a prelude to the chain's international expansion.
The multi-level store in New York's fashionable SoHo area will also be the brand's first flagship, and is described by Thomas D Lennox, vice president corporate communications, Abercrombie & Fitch Co, as an "important step" in its growth.
"The Hollister brand continues to experience broad recognition and our strategy is to leverage its iconic status by continuing to grow the brand," he said.
Abercrombie & Fitch currently has 416 Hollister Co locations in the US and three in Canada. It also operates 362 Abercrombie & Fitch stores, 186 Abercrombie stores, and 17 Ruehl stores in the US.
It opened the first London store for its Abercrombie & Fitch nameplate in March and is now seeking additional locations for the chain in Italy, France, Germany, Spain, Denmark, Sweden and Japan.

28 Ağustos 2007 Salı

Yiğit Bulut'la Finans Analiz (27.08.2007) İşte çocuklarınızın geleceği...

Çalışın, uğraşın, aslanlar gibi “elinizden geleni ardınıza koymayın...” Bakmak zorunda olduğunuz, sırtınızda taşımak zorunda kaldığınız kesimlere hizmetiniz aksamasın...

Kimler mi bunlar? Gerçekten boş verin; kaza yapan mankenle, “111. sevgilisinden” ayrılan şarkıcıyla, sübyancı “oyuncuyla” veya büyük basına sızıp her gün magazin olmak için ona buna sataşan “eski dinci, yeni liboş” isimler ile uğraşın...

Onlar da yetmezse “futbol ile ilgilenin.” Yarısı “yerli olmayan” futbol takımınızın “sizin hayat boyu göremeyeceğiniz parayı” mankenler ile bir gecede yiyen adamlarının, topu hangi fileye soktuğuna takılın, bağırın, sinirlenin...

Bunlar da az diyorsanız; “sistemin içinde birbirinden farkı olmayan” partileri tutun, onlar için kavga edin, fanatik olun, sizi kurtaracaklarına inanın hatta fazlasını yapın...

Bütün bunları yapın ama bir gün olur da vakit bulursanız ve özellikle aklınıza “biz nereye gidiyoruz” sorusu takılırsa; bir zahmet bir de aşağıdaki verilere bir göz atın...

*Türkiye 1980-2006 sonu arasında 1 trilyon 800 milyar dolardan fazla bir kaynak elde etti. Bu kaynağın 1.2 trilyon dolardan fazlası iç ve dış borçlanma ile elde edildi.

*1980-2007 ikinci ay arasında vergiden elde edilen kaynaklar, borçlanma ile elde edilen kaynakların yarısından az olarak gerçekleşti.

*Paranın sistem dışında toplanması ve vergi toplayamamamızın sonucu ağır oldu ve yapılan borçlanmaya karşı son 27 yıl içinde 400 milyar dolardan fazla, sadece faiz ödedik.

*Ödediğimiz iç borç faizi, dış borç için ödediğimiz toplam faizin dört ila beş katı olarak gerçekleşti. Her dalgalanma içerideki borcu katlarken, dalgalanmalarda elinde iç borç senedi bulunduran binde 1’in altında gerçek ve tüzel kişi inanılmaz gelirler elde etti.

*400 milyar faiz ödediğimiz dönemde sadece 80-100 milyar dolar arası değişen bir yatırım yaparken, 250 milyar dolara yakın da bir personel giderimiz oldu. Bu noktada ortaya çıkan çarpıcı veri, personel giderimiz ile yatırım yaptığımız tutarın toplamı ödediğimiz faiz kadar olamadı.

*Yatırım harcamalarımız son 27 yılda iki buçuk-üç kat arasında bir artış gösterirken, iç borç faiz ödemelerimiz 75’ten, dış borç faiz ödemelerimiz ise 19 kattan fazla arttı. İç ve dış borçlara ödediğimiz faizdeki artış oranı ilk başladığı noktaya göre ortalama 50 kattan fazla bir artış gösterdi.

*Son beş yıl içinde faiz rekoru 2004 yılına ait. 150 katrilyonluk 2004 yılı konsolide bütçesinin 66 katrilyonu faiz ödemesine ayrıldı. Bugün gördüğümüz kur ile hesapladığımızda basit faizini dahi koymadan ödediğimiz miktar tam olarak 52 milyar dolar. 52 milyarı 52 haftaya bölersek bulduğumuz sonuç, haftada 1 milyar dolar, günde 166 milyon dolar.

*1999-2007 başı arasında ödediğimiz faiz haftalık 700 milyon dolar ile 1 milyar dolar arasında değişti ve 2004 yılında 1 milyar doları dahi geçerek tepe noktasına ulaştı.*Alınan dış borçların yüzde 50’sinden fazlası son beş yıl içinde alındı.

*Son 27 yılda yatırım harcamalarının toplamı toplam borçlanmanın yüzde 10’unun bile altında kalırken, topladığımız toplam verginin yüzde 15’inin altında kaldı.

*1999-2007 ikinci ay arasında Türkiye 25 milyar dolara yakın bir yatırım yaparken, 85 milyar dolarlık personel harcaması yaptı. Buna karşılık aynı dönemde sadece iç borcun faizine 189 milyar dolar, dış borcumuzun faizine de 39 milyar dolarlık bir kaynak ayırmak zorunda kaldık.

Sonuç: Girişte bahsettiğim her şeyi yapın ve özellikle “nereye gittiğinizi anlatmaya, sizin için yaratılan hayal dünyadan sizi koparmaya” çalışanlardan da kesinlikle uzak durun... Çocuklarınıza mükemmel bir gelecek bırakıyorsunuz...

27 Ağustos 2007 Pazartesi

Mısır'a göç için 122 şirket sırada


Sağlanan avantajlar Türk sanayicisini Mısır'a akın ettiriyor. Sadece tekstilde değil yedek parça, plastik ve elektronikte de ülkeye ilgi artıyor. Aralarında Vestel ve Auer'in bulunduğu 122 firma yatırım ve fizibilite aşamasında bulunuyor..

Yatırım ve işletme maliyetlerinin düşüklüğü ile Nitelikli Sanayi Bölgeleri aracılığıyla ABD'ye özellikle tekstil ve hazırgiyimde gümrüksüz, AB'ye de düşük gümrüklü ihracat imkanı sağlayan Mısır, özellikle son iki yılda Türk sanayicisinin gözde dış yatırım yaptığı ülke oldu. Türkiye ile Mısır arasında 1 Mart'ta devreye giren Serbest Ticaret Anlaşması ise Mısır'ı artık sadece tekstil ve hazırgiyim için değil, diğer sektörler için de gözde ülke konumuna soktu.


BİSİKLET VE İŞLENMİŞ GIDA


Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun (DEİK) yaptıkları araştırma ve topladığı veriler biraraya getirildiğinde Vestel, Shov Elektronik, Sunny Elektronik, Şölen Çikolata, Auer, Uzel Traktör gibi firmalar ile yedek parça, bisiklet, plastik, klima ve işlenmiş gıda üreticilerinin de Mısır'da üretim yapmak için fizibilite çalışması yaptığı anlaşıldı. İki ülke arasında 2005 yılında imzalanan serbest ticaret anlaşmasının 1 Mart 2007'de devreye girmesiyle bu ülke, Türk şirketlerinin adeta hücumuna uğradı. Yatırımını tamamlamak ve fizibilite çalışmalarına devam eden toplam tamamı Türk sermayeli veya Türk ortaklı firma sayısı 116'ya ulaştı. Yapılan araştırmalara göre göre ülkede halen 30'u büyük sanayi tesisi sınıfında Türk veya Türk-yabancı ortaklığıyla kurulmuş 71 adet firma faaliyet gösteriyor. Mısır'da içinde Türk sermayesi bulunan ilk tesis, 1986'da kuruldu. Ancak 2004 sonuna kadar ülkedeki Türk yatırımlarının sayısı 25'e ulaştı. 2005'le birlikte Mısır'da Türk yatırımları hızla arttı. Ağırlığını tekstil ve tekstille ilgili üretimin oluşturduğu firmalardan sadece 2006'da 25'i Mısır'a girdi. 2005'te açılan tesis sayısı 16 ve 2007'nin ilk beş ayında ise dört tesis devreye girdi. Mısır'daki Türk yatırımları şirket beyanlarına bakıldığında yüz milyon dolarlar seviyesinde ifade ediliyor. Ancak, DEİK uzmanları rakamın 1.2 milyar doları bu yıl sonunda aşacağını öngörüyor.


ÖNCE KÜÇÜK GİRDİLER

Mısır'da halen faaliyet gösteren 71 firma arasında 2004'ten sonra girenlere bakıldığında, beyan edenler arasında en yüksek yatırım tutarını LC Waikiki'yi de üreten Taha Grup ile Şahinler Holding'in 10 milyon doları oluşturuyor. Geriye kalanlar da ise yatırım tutarları 500 bin dolarla 6 milyon dolar arasında değişiyor. Söz konusu yatırım rakamları ülkeye ilk girişte koşulları tanımak için riske edilen para olarak yorumlanıyor.

World's 3rd biggest textile fair begins in Istanbul

The world's third biggest fair in the textile industry, the IF 10th International Istanbul Fashion Fair opened its gates yesterday to various purchasing agents at the CNR EXPO exhibition center, at a time when the Turkish textile sector is feeling the heat from Chinese competition.
“Textile and ready-to-wear clothing in Turkey is currently going through the most powerful period, and can attain an increase in exports despite the high cost of input and competition conditions,” said state minister, Kürşat Tüzmen, in the opening ceremony. The aim is to make Istanbul the center of fashion, he said.
The Turkish textile and ready-to-wear sector still has 25 percent of the market share, Tüzmen said. “While all the neighboring countries have seen a deterioration of 40 percent in the sector, Turkey has witnessed an increase of 17 percent,” he said.
“The real issue from now on is now to introduce an alternative Turkish style, rather than competing with big fashion producers like Italy and France,” said Süleyman Orakçıoğlu, the head of the Istanbul Union for Ready to Wear Clothing Exporters (İHKB).
The sector displayed late success with the fair, the head of Turkish Exporters Assembly (TİM) Oğuz Satıcı said. The capacity of the sector is $40 billion currently, and will reach $150 billion in 2023, Satıcı said.
Around 30,000 visitors are expected to visit the fair including purchasing delegations from countries such as Germany, the U.S., Algeria, Morocco, France, the U.K., Spain, Italy, Japan, Egypt, Portugal and the Russian Federation. More than 300 firms are participating in the fair, which will end August 25.

‘Low participation'
However some visitors found the participation of firms in the fair lower than previous years. “It is due to the [negative] course in the sector,” said İrem Özkal, from Seyhan Textile, one of the participating firms. The demand for the fairs diminished as the sector narrowed, designer Simay Bülbül said as well.
“[But the firms] need to participate in the fairs for prestige, even they could not sell,” she said, “The fairs need to live.”
The change in designs is toward a more environmentalist stance, due to the affects of global warming and increasing dirtiness, Bülbül said. Less harmful and chemical fabrics are starting to be used in clothes, she added.

Uncreative designs
Meanwhile some of the young design students visiting the fair did not find the designs creative enough. Ezgi Yurdusev thought that the Turkish designs are more “passive” compared to designs found abroad. “Creativity is lower here,” she said. The fair is weaker than the other fairs before in terms of design and participation of firms, said Hale Sevsevi, another young designer who sported a headscarf. The decline in the textile sector is the reason for her. “The works are aimed at sales only,” she said.
However, the owners of Berin Manto from İzmir did not concur with the ideas of young designers. “Much warmer designs, [they are] like meeting a family member,” Kemal Sönmez said. Kemal and Kamile Sönmez highlighted the return to old designs. “More woman and more chic,” Kamile defined the designs she saw at the fair. Kemal found the concepts better than in previous years as well.
Raa Kawati and Raouna Rafia visiting the fair from Syria found the fair creative. “There are very nice and new ideas in designs here,” Kawati said.

Best quality fabrics
Marcellous Jones, the editor of thefashioninsider.com, a fashion and beauty Web site from France came to Istanbul to follow the fair as well along with other numerous foreign visitors. Turkey produces some of the world's best quality and almost most beautiful fabrics, Jones said. Some of the best leather and cotton is Turkish, said Carolyn Egan, who is an expert on fabrics and fashion editor. The American market could benefit much by covering the Turkish market, Egan said.

22 Ağustos 2007 Çarşamba

Çin tekstiline dikkat!(To a Chinese textile careful attention!)


Yeni Zelanda'da, Çin tekstilinde bir kimyasalın 900 kat fazla kullanıldığının ortaya çıkması Çin'le iş yapan ülkelerde endişe yarattı. Bir zincir, çocukları yakan Çin pijamasını toplattı. Türk tekstilciler, 'Denetim çok yetersiz' diyor .

Beste Önkol Çin'de üretilen milyonlarca oyuncağın, ABD'de kurşun bazlı boya kullanıldığı gerekçesiyle toplatılmasının ardından şimdi de Yeni Zelanda'da Çin menşeili tekstil ürünlerinde sağlığa zararlı maddelerin kullanıldığı ortaya çıktı. Yeni Zelanda'da bir TV kanalında yayımlanan tüketici programında Çin'den gelen tekstil ürünlerine yapılan testte 'formeldehid' adlı maddenin gerekenden 900 kat fazla kullanıldığının belirlenmesi, ülkede tartışmalara yol açtı. Hükümet soruşturma başlatı.The Warehouse adlı bir zincir, iki çocuğun yanmasına yolaçan Çin menşeili pijamaları piyasadan toplattı.Formaldehid binde 3 oranında kullanılması gereken uçucu bir gaz. Bu madde ile kumaş ütülü gibi duruyor. Uçucu olması solunum ve görme problemi yaratıyor. Ciltte kızarıklık, kaşıntı gibi alerjik sorunlar çıkabiliyor. Bu madde uzun vadede ise kansere yol açıyor.
1995'te yasaklandı.
2006'da Çin'den 1.1 milyar dolarlık tekstil ve konfeksiyon ithalatı yapan Türkiye'de böylesine bir tehlike olup olmadığı konusunda, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, şunları söyledi: "Formeldehid üretimi Türkiye'de 1994'te yasaklandı. 1995'te ithalatı durduruldu. Ama sorun sadece formeldehid için geçerli değil. Nikel ve azor boyaları da tehlikeli."
Bunlar on sinyaller.
Çin'le ilgili yaşanan bu gelişmelerin tesadüf olmadığını belirten Orakçıoğlu, "Ürünün gerek çevreye gerek insan sağlığına verdiği zararların gündeme geleceği günler yakın. Bunlar ön sinyaller, AB, kotaların kalkması öncesinde uyarı yapıyor" dedi. Çin'den Türkiye'ye giren malların gümrüklerde örnekleme yoluyla kontrol edildiğini belirten Orakçıoğlu, "Tüm ürünlerde kontrol yapmak imkansız. Kimi testlerde sorun çıkıyor ve mallar geri gönderiliyor. Tüm dünyayı tehdit eden bir tehlike varken, Türkiye için sorun yok demek doğru olmaz" diye konuştu.
TEKSTİLCİLER UYARIYOR:

'Denetim yetersiz' İstanbul Tekstil Hammadeleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Gülle, konuyla ilgili şöyle konuştu:"Türkiye'ye giren ürünler için kalite kontrol ve laboratuvar denetimi yapılmıyor. Ürünler gümrükten kontrolden geçmiyor. Birkaç yıl önce ürünlerin laboratuvardan geçmesi gündeme geldi. Laboratuvarlar yetersiz olduğu için yığılma oldu. Bu uygulama kaldırıldı."İthalatçılar kadar tüketicilerinde bilinçli olması gerektiğini söyleyen Gülle, "Tüketiciler emin olmadıkları ürünleri Ekoteks gibi labortuvarlarda test yaptırabilirler" diye konuştu.

TURKEY: Leather exports up 22.3% in first half

Turkey's total leather exports rose 22.3% to US$506.7m in the first half of 2007, despite a slowdown in shipments of leather and fur garments.
According to a Leather Export Report by ITKIB (the Istanbul Textile & Apparel Exporters' Association), raw hide and leather exports increased by 23.2%, representing 10% of the total.
Leather and fur garment exports increased by just 5.9% the first half, as compared to the first six months of last year. Turkey's footwear exports increased by 39.2% during the period.
Important markets for Turkish leather exporters are EU countries, former Soviet republics (Russian Federation, Kazakhstan, Uzbekistan), OECD Countries (US, Canada, Switzerland), with a market share of 52.6%, 24.7% and 5.4% respectively.
Exports to the Russian Federation increased by 9.2% in the first half of 2007.
Turkey's leather exports to Italy rose by 127.3%, to France by 18.2%, to the UK by 54.7% in January-June 2007. Leather exports to the US fell by 21.2%, and to Germany by 0.5%.

21 Ağustos 2007 Salı

TURKEY: Boyner lines up store expansion

Turkey's leading department store chain Boyner's has posted interim turnover up 15% compared to last year's first half, as the company vowed to grow its store numbers.
Asli Karadeniz, general manager of Boyner, said the company opened new stores in Istanbul, Eskisehir and Izmir in the first half of the year, increasing its total sales area by 11%.
Two additional stores in Ankara, and one each in Istanbul, Bursa and Balikesir are planned in the second half of the year.
In February this year, Citigroup Venture Capital International (CVCI) agreed to purchase a 30% stake in Boyner_Stores for US$153.8m and a 50% stake in Beymen Department Stores valued at US$285.2m. Once approved by the competition board, CVCI will take over the Boyner shares.
Boyner Stores is part of Boyner Holding, one of Turkey's leading non-food retail groups. It commenced its activities in 1981 with its first shop in Istanbul. Today, there are 20 Boyner department stores and 8 discount stores in 11 different locations.
The group employs 2044 people and sells thousands of products under well-known local and international brands in its women's, men's and children's wear, shoes and accessories, young and active sportswear, cosmetics and home departments.
By Altan Dinler.

yazarlar

ads